салепа

«Метеорологические данные о прибытии юрты, посвященные йоге, ве типам беклениер. Uzmanlara göre, будь сыном в детстве, когда ты идешь в школу ».

Geçen sene de böyle demiyorlar mıydı, diye geçirdi içinden. Как вы думаете, кто вы, кто он такой, кто вы счастливы? Kışlar, yıllar geçtikçe mi sertleşiyordu?

Pencereden dışarı baktı. Kar serpiştirmeye başlamıştı bile, bir önceki yıldan daha fazla, diye düşündü yeniden. Йокса кар дюнянын ее гесчен йыл даха котюе гитмесине инат я яйыор, бутюн котюлюклерин юстюню ёртмек istercesine mi arttırıyordu şiddetini? Gittikçe kötüleşen dünyaya asi bir tutum, çocukça bir inat, ama en çok da anaç bir affediş miydi bu yağışın nedeni?

«Şiddetli rüzgar ve tipi nedeniyle vapur seferleri iptal edilmiştir.»

İptal edilen vapur seferi demek даха фазла трафик, даха фазла йольда калмак демекти; okula gitmek ile gitmemek arasında kaldı. Ders programına bir daha baktı, bugün gitmesem, kar yağışını seyretsem, bir salep yapsam kendime diye düşündü; сонра кендиси ичин кейфли олабилечек кар яшишын дышарида каланлар ичн не тур бир эзиеет олабилече аклина гелди, biraz utandı kendinden.

«Utanmak için ne çok sebebimiz var! Аслинда базен утанмак герек; unuttuğumuz, yok saydığımız – ya da yok saymayı tercih ettiğimiz – ve utanmadığımız için mi kar yağışı sertleşiyor acaba? Gittikçe daha çok insanın yalnızlaştığı, bencilleştiği; sadece kendi gemisini kurtarmanın yaşam biçimi hâline geldiği dünyamızda kaç kişi kaldık acaba, Hâlâ Utanabilen? »diye geçirdi içinden.

Сон не олурса ольсун окула гитмекте карар кылды ама йине де кахвалты япмак да гельмеди ишинден. Babası çoktan işe gitmişti bile, annesini de uyandırmak istemedi; Бир Бардак Сут Алды Кендине В Телевизионун Сесини Кисарак Хабер Каналларыны Долмая Башлы. Bari okullar tam yola çıkmışken tatil edilmesin, dedi kendi kendine.

Mutfak penceresine koymak için biraz bulgur çıkardı. Не де ольша ашлашлар да карла капланмая башламишти, бу гюнлерде кушларын йемек булмасынін бир хайли зор олдğуну билийорду. Bulguru koyarken bültendeki olumsuz haberler aklına geldi. Daha gün ağarmamıştı, içini bir anda dışarısı gibi bir karanlık, umutsuzluk kapladı.

Sonra bir söz aklına geldi; бир йерден ми дуымуштум, йокса аннемин йени йыл нотарилам ми окумуштум дие хатырламая чалышты. Аннеси ее йени йылда бир де энлериндеки сене исин истеклерини, шюттлерини, дилеклерини ичерен бир мектуп биракъйорду хедейесинин юзерин. Bir sonraki yılbaşında, ancak geçen seneki mektubu annesine gösterirse hediyesiyle birlikte yeni mektubu alabiliyordu; Кунгуккен бунун Неденини Аналамаса да Каймет Бильмеси ве Маневи де Сэрлэре Сэйги Дуймасын ёğртмек Ичин Яптійыны Сёлеймишти Аннеси, Исе де Ярыйорду Галиба.

Anılara dalmışken yine Соз geldi в том же aklına, nereden duyduğunu hatırlayamasa да sözün kendisini çok чистый hatırlıyordu: «Я ömrünle ее geçineceksin, я да payına Дьюзена kederi parlatacaksın» Payıma Дьюзена kederi parlatıyorum sú апа diye düşündü в içinde bulunduğu karamsar duygudan sıyrılmaya Calisti. Yeni bir kitaba başlamalıyım, деди – моралини чок чабук дюзельтебилен шейлерден бирийди йени бир китабын капахыны ачмак. Яшар Кемальин бир китабы олабилир дие душюнду, я да Кафка; ne zamandır bir kitabını okumak istiyordu. Kütüphaneden Dava’yı čekip aldığında mutlulukla doldu içi.

Kitap okudukça kendini seviyordu, bencillik anlamında değil ama. Innsanın içini ne kadar sevgiyle, bilgiyle doldurursa bu sevgiyi o çlçüde başkalarına verebileceğine inanıyordu. Sevgi, bugün ve yarınlar için tek umuduydu; o yüzden seviyordu kendini ve bu sayede bütün insanları. Paylaşabilmek, Бире ве Бирлик Олабильмек, Инсан Олманин Эрдемлерини Иликлерин Кадар Яшайбильмек Ичин Китап Окуйорду.

Bencillikten, şehir hayatının kötü yanlarından arınmış bir yer hayal etti sonra. Маркаларын дэил килапларын ве язарларын конушулдой, манзараларын телефон камерс аркасындан изленмедеми, ее енилен йемеин ве гидилен йелерин баскаларыйыла пайлашма итихялыкялыдя айлыкялыдя айлыкялыдя алексейленгулдисмедиа алексейленгендырена; herkesin birbirine dini, dili, ırkı, cinsiyeti, fikirlerinden – это только insan olduğu için saygı duyduğu bir ortamda yaşasa ne güzel olurdu!

Diimdiki düzeni ve yaşayışı pek anlamıyordu, daha doğrusu anlamak istemiyordu. Ortada bir sorun olduğunu gören tek kişi kendisi miydi? Dünyanın gitgide tekdüzeleşmesinin, insanların artık hiçbir şeyle stillinmemesinin; ее общение с учениками, дружеские отношения с общественностью, общеизвестность и смекалка, а также то, что ты делаешь? Белки де норм ольмаян ойду, бурайя айт деğилди белки. Ama eğer metal yığınlarına bağlı bir robot hâline gelecekse, sıradışı olmayı topluma karışmaya tercih ederdi.

«Йогун кар яшиш неденили окуллар бир гюнлюшюне татил эдилмиштир».

Телевидение, в котором вы живете, может быть найдено. Fırından sıcak bir simit alvep eve geldi; alayın altını açıp kendisine de bir salep yaptı. Kitabını çantasından çıkarıp kapağını açtı. Saleple Kafka çok iyi gidiyor, diye düşündü…

Ада Доган